Türkiyenin jeolojisi oldukça kompleks ve birkaç kıta parçasından oluşmaktadır. Bu kıtalar tersiyer’in sonlarında tek bir kara olarak birleşmiştir.  Türkiye jeolojik açıdan üç ana tektonik birime ayrılmıştır: Pontidler, Anatolidler-Toroslar ve Arap Platformu. Mesozoyik sırasında Anatolid-Torid tabakası üzerine birkaç bin metre sığ denizel karbonatlar bindirilmiştir. Geç Kretase Alpid orojenezi esnasında kalk-alkali magmatizması tarafından yoğun biçimde deforme olmuş, kısmen metamorfizmaya uğramış ve içine sokulmuştur. 


 
Proje alanı Toros Anadolu zonunun bir parçası olan Toros kuşağının Bozkır ve Geyik dağı birimleri arasında kalmıştır. Üstteki bu iki birim geç devoniyen yaşlıdır. Bütün bu üçlü kaya paketi bilinen cevher yataklarını oluşturmaktadır. Bu birimler yeni yataklar bulmak için de uygundur. Bu karbonatlı cevher yataklanmasının sığ sular ile alakalı olduğu düşünülmektedir. Hem de volkanik bir aktivitenin ürünü olan sıcak akışkanlar karbonatlı kayalar ile tepkime içerisine girerek cevheri oluşturduğu düşünülmektedir.

Mesozoyik yaşlı karbonatlı kayalarda Kuzey batı doğrultulu bindirme fayları ve kıvrımlanmalar ecemiş fay zonunun iki yakasında da gözlenmektedir (Jaffey 2001). Geç eosen yaşlı kuzey doğrultulu bindirme fayı da Toros dağlarını etkileyen bölgesel çarpışma deformasyonunun bir parçasıdır. Bu yapısallardaki tektonik açılma Mesozoyik dönemde başlayıp  geç Eosen döneminde kapanmıştır (Sengör AMC 1981) (Patrice Moix 2008). Horzum, Pinargozu ve Akkaya karbonatlı kayalarının tabanında görülen doğu-batı doğrultulu ve +/-30˚ güney- güneydoğu ile güney-güneybatı yönlü eğimli bindirme fayı, (Jaffery 2001) de tarif ettiği kuzey- kuzeydoğu, güney-güneybatı eğimli geç eosen yaşlı bindirme fayıyla benzer olduğu gözlenmiştir. Kapalı kompleks bir yapıya sahip olan 30˚ güneye eğimli bu bindirme fayı 50˚ den dik makaslama zonlarını belirlemektedir. Bu yapısallar, Ecemiş fayı içerisinde geç Oligosen - orta Miyosen yaşlı kuzey batı güney doğu yönlü basınçlar ile daha fazla gelişmiştir (Jaffey 2001) ve bu kuzeybatı-güneydoğu yönlü basınçlar şeyl birimlerinin dayanımını azaltarak vergens kıvrımlanmalarını (Figür 1) ve Pinargözündeki daha sert olan kireçtaşları içerisinde güneydoğu - güney eğimli makaslama zonlarını oluşturmuştur.

Figür 1. Şeyl içerisindeki Eksen planlarının eğimi KB-GDyönlü kıvrımlanma gösteriyor


Pınargözünde yeraltında gözlenen makaslama zonları, (Jaffey 2001) tarafından, Ecemiş fayı bölgesi boyunca ölçülen Geç Oligosen – Erken Miosen yaşlı ters faylar ile neredeyse aynı yönlüdür Kuzeybatı-güneydoğu yönlü faylar boyunca verev atımlı hareketler olduğu kayma hatları- çizgileri (slickenlines) tarafından açıklanmaktadır (Figür 2).

 Figür 2. Pınargözü yeraltındaki Fay çiziği dalımları

Bu ayrıca orta miyosen yaşlı basınçlarla ilgili de olabileceği tahmin edilmektedir. Mevcut zayıflamış makaslama düzlemleri boyunca basınç yönüne doğru, gevşeyen blok harekete geçmiştir ve yine dik normal faylar ile bu bloklar tekrar harekete geçerek aşağı veya yukarı yönlü ikinci bir hareket yapmıştır. Bu gibi 2 kez hareket  eden  fay izleri pinargözü  yer altında birkaç lokasyonda gözlemlenmiştir (Figür 3,4,5).



Figür 3. Mineralizasyonlu makaslama üzerindeki fay etkileri
 


 
Figür 4. Akkaya sahasındaki Ezilmiş breş @406nolu durak


 
Figür 5. Fay çentiklerine bakıldığında iki yönlü kayma olduğu gözleniyor @pinargözü 693m galerisi